• Dolar 4.8253
    Euro 5.6086
  • Gr Altın 188.81
    Bist 93002
  • 26° İstanbul

YAZARLAR

Tüm Yazıları Said Nursi ER

Bir şehri yönetebilecek konumda olsaydım

30.03.2018 10:43

‘Ben olsaydım’ diye başlayan cümleleri bilirsiniz. ‘Bana göre’ sözünün bir üst makamıdır. Bana göre diye başlayıp hızını alamayanların vardığı son noktadır ben olsaydım demek. Aklımızda ve kalbimizde ne varsa sığdırabileceğimiz derin bir kuyudur ‘ben olsaydım’ sözü.
   Hemen hemen her durumda lafa başlayabileceğiniz bir girizgah olur bu söz. Sıcakta sığındığımız bir ağaç gölgesi gibidir. En zoru da ben olsaydım dedikten sonra bir şey olabilmenin verdiği o ağırlığı taşıyarak ve hakkını vererek lafı tamamlamaktır.
   Bunları bilerek ve ‘ben olsaydım’ sözünü hakikate teslim ederek başlayalım sözümüze.
   Bir şehri yönetebilecek konumda olsaydım şayet ilk olarak ideolojilerden, hiziplerden, daima alkışlayanlardan, rantiyeci ve ihalecilerden, beni sürekli övenlerden ve en önemlisi merhameti yalnızca fikirde yaşayanlardan kurtulurdum.
   Bir şehri yönetebilecek konumda olsaydım şayet kendi cebimden ve kendi kazancımdan bir çift yeni ayakkabı alır işe öyle koyulurdum. Makam araçlarını ve beni tozdan, çamurdan ve halkımdan alıkoyacak tüm metal yığını kalın tekerlekli araçlardan uzak dururdum. 
   Bir şehri yönetebilecek konumda olsaydım şayet, ‘Beyt-ül mal’dan bir hırka aşıran savaşta ölse dahi şehit sayılmaz.’ sözünü cebimde taşır ve bu terbiyenin ağırlığı altında daima ezilirdim. Etrafıma doluşan para ve makam sırtlanlarına karşı bu söz ile korunurdum.
   Bir şehri yönetebilecek konumda olsaydım şayet yanıma yüzü defalarca kaldırımlara kapaklanmış ve attığı her adımda menzili temiz kılmaya niyet eden yol arkadaşları alırdım. Kirli oyunlarla ferasetlerini ve doymak bilmeyen iştahlarıyla basiretlerini tüketenlerden uzak dururdum.
   Bir şehri yönetebilecek konumda olsaydım şayet hizmet etmeye en ücra köşelerden başlardım. Yoksulun niyeti akçe değil rızıktır. Akçe arayanın kula, rızık arayanın ise Rabbine sığındığını bilerek hizmete en kuytudaki yerlerden başlardım. Yoksul mahallelerden yükselen o güzel seslerin bana ilahi bir zırh olacağını bilirdim.
   Bir şehri yönetebilecek konumda olsaydım şayet dişini tırnağına takan ve rızkını avuçlarında biriktiren köylünün eşiğini aşındırırdım. Köylünün derdine derman olmada Lokman Hekim ile yarışırdım. Giyer çizmelerimi güneşin günü karanlığa devrettiği ana kadar köylüye yoldaş olurdum. 
   Bir Ömer olamazdım belki ama şehrimdeki yoksulları göz bebeklerim kadar yakın bilir ve ertesi günün hesabına ortak olurdum. En değerli hurma bahçesini zekat olarak dağıtan bir Ebû Talha kadar cömert olamazdım belki ama devletin imkanları ölçüsünde şehrimde ocağı tütmeyen hane bırakmazdım.
   Seçimle iş başına gelmiş ve ihtiyar etmekle görevli olan muhtârlara yardımcı olması için her mahallede fikri olarak bağımsız akl-ı selim şahsiyetler görevlendirirdim. Hakkı olanın hak arayabileceği mercileri fazlalaştırarak terazide hileyi ortadan kaldırırdım.
   Bir işi önce alaylılara sonra mekteplilere danışır istişarede bu iki yolu ayrı tutardım. Bana oy vererek sırtıma zorlu bir görev yükleyen halkıma danışmadan istişaremi tamam etmezdim. 
   Liyakat ve ehliyeti pusulam kabul eder işi ehline hakkı ölçüsünde teslim ederek vebal kırbacını omuzlarımdan itiverirdim. Kabe anahtarını hakkı olana teslim eden Efendimiz’in yoluna talip olur kuyudan balçık yerine Hz. Yusuf’un duruşunu çekerdim. 
   Bir şehri yönetmek zordur. Neye talip olduğunu bilmeyene ateşten gömlek niyetini gönül ikliminde tayin edip yola çıkana ise serin vaha gibidir. İnsan her işte olduğu gibi yönetme işini de fıtratı üzerine temel ederse tüm zorluklar kolay olur.
   Ben olsaydım demekle iş bitmiyor. Ben oldum demekle başlar yolculuk. Rabbim tüm hakkıyla yönetenlerin ve adaletle iş görenlerin yardımcısı olsun. 

Diğer Yazarlar

Bilal TAŞ

Sözde Millet İttifakı!

Zübeyir DEMİRKAYA

Hz. Peygamber'in ibadet hayatı (4)

Ahmet KUDU

Çimenler yeşillendi

Enes ZİYA

Malayaniyi terk etmek (2)

Nureddin ÇINAR

Batı'nın İslam'ı yok etme projesi (2)

Erhan DOĞAN

İsrail neden bu kadar rahat?

Fatma Nur ÇALIŞIR

Neden Anaokulu Diyetisyenliği?

Serkan ÖKÇE

Mihriban'ın hikayesi

Said Nursi ER

Yerel seçimlerin erkene alınma ihtimali ?

Burak Can ÇELİK

Kazanan Türkiye oldu

Yasin KESKİN

Karacabey'den seçim notları

Barış ERDİNÇ

Görmüyor musunuz katliam var?