Yazı Detayı
14 Aralık 2019 - Cumartesi 12:35
 
SINIRSIZ ÖZGÜRLÜK
Serkan ÖKÇE
karacabeyhaber
 
 

Dünyayı global bir pazar haline getiren anlayış, insana her şeyi satmayı öneriyor ve elbette her şeyi satın alabilme duygusuna yönlendiriyor. Zannederim bu pazarın hiçbir hukuku da yok. Daha doğrusu bu alışverişte hukuk işlemiyor. Kural koyucu yalnızca güç ve para. Parayla elde edilebilen her şey tüketilebilen bir eşyaya dönüşüyor ve eşyanın saldırısı altında çaresiz bekleyen insan, yazık ki kaderine boyun eğmiş ve maddenin hükümranlığı altında köleleşmiş bir varlık oluveriyor. Artık metropollerin, AVM'lerin toplama kamplarında, travmaları ve sendromlarıyla koşuşturup duran ve buna mutluluk adı veren bir toplum ile karşı karşıyayız. Uğursuzluğun mucize kılığında pazarlandığı, satılmayacak metanın bırakılmadığı, billboardlar ve reklamlar dünyasının girdabına takılıp kaldığı, "satarım canımı alan bulunmaz" ekseninde mânânın maddeye irca olunduğu bu pazarı kontrol edebilmek yazık ki imkânsız. Spartaküs'ün ruhu çoktan yeryüzünden çekilip gitmiş ve bu arenada bize esareti özgürlük diye sunmaktalar. Öyle bir özgürlük ki tarihin hiçbir döneminde insanlık bu derece özgür olmaya yeltenmemiş, özgürlüğün bu derecesine iltifat etmemiştir. Çünkü bu özgürlük bizi etiketler, markalar ve isimlere hapsetmektedir. Onları tükettikçe azgınlaşan ihtiraslarımız da ruhlarımızı zindanlara kilitleyip anahtarını denize fırlatmakla meşguller. Biz hâlâ bunun adına özgürlük diyoruz ve gerçekte neye sahip olarak özgürleşeceğimizi unutmaya devam ediyoruz. Görünen varlığımız semirirken görünmeyen varlığımız (ruhumuz, canımız, zihnimiz, gönlümüz) harap olmaya devam ediyor. İnsan, öylesine "Biçare, harab olmadan abad olayım der" gezer halde. Bilmiyor ki harab etmesi gereken şey mânâsı değil, madde düşüncesidir, ihtiraslarıdır, masivasıdır. Sonuçta madde tutkusu özgürlüklerini elinden alıyor ve insanı harap ediyor!.. Geriye de, eskitilmiş harabelerimizin bile harap edildiği bir dünya kalıyor... Bu harabeler arasında kimliklerimiz eriyor ve adımız başka adlar ve markalara nispetle birer kimliğe kavuşmaya başlıyor; "falancanın feşmekanı" veya "filanca mağazadan" olmak birer statü belirliyor. Sanki insanlık, farkına dahi varmadan beşerî tipten beşeraltı tipe indirilmiş durumda da bölünüp parçalanarak kendi kaderine uygun davranmaya çalışıyor. Biz de buna, 'sınırsız özgürlük' diyoruz.

 
Etiketler: SINIRSIZ, ÖZGÜRLÜK,
Yorumlar
Haber Yazılımı
Kişisel verilerinizin işlendiğini ve saklandığını 6698 sayılı KVKK Md.10 aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafınıza bildirmek isteriz.