Yazı Detayı
27 Aralık 2019 - Cuma 09:05
 
Ümitsizlik hastalığı
Enes ZİYA
enesziya16@gmail.com
 
 

Allah Teala insanı hata işlemeye müsait bir varlık olarak yaratmıştır. Bu hatasını telafi için de tövbe kapısını açmıştır. İnsan bin defa da hata işlese bu tövbe kapısı ona kapanmaz.

İbadet ederken de aşırıya kaçmak değil emrolunanı yapmak önemlidir. Özellikle farz olan ibadetleri yapmaya gayret göstermeli ve imkan ölçüsünde de nafileleri yapmalıyız. İbadette aşırı hırs insanı ümitsizliğe götüren etkenlerden birisidir.

Sâlih amellerde ve ibâdetlerde bir türlü istediği gibi başarılı olamayan ve bu vazifelerini yerine getiremeyen insan, karşılaşacağı kabir ve cehennem azabından korkar. Ümitsizliğe düşer. Tembellik, çevrenin olumsuz tesirleri gibi pek çok sebepten dolayı nefsine mağlup olup kulluk vazifelerini yerine getiremeyen, sefahet bataklığı içinde çırpınan insanların çoğu ümitsizliğe kapılır. Bu hastalık neticede insanı küfre ve inkâra kadar götürebilir.

İçinde bulunduğu hâlden çıkmakta iyice ümitsizleşen bir insan şüphe ve vesveselere çabuk mağlup olur. Bu tür insanlar, dînî meselelerin zıddına veya imânî ve itikâdî meseleleri inkâr etmeye sevkeden en zayıf ve küçük iddialara çok büyük ve kuvvetli deliller imiş gibi yapışmak ister. Bu hâl ilerlerse "isyan bayrağını" çeker ve İslâmiyet'in dairesinden çıkar. Şeytanın ordusuna katılır. Meselâ; namaz kılmakta zorlanan bir insanın nefsi, namazın farz olmamasını arzu eder. Şeytan kılığındaki insan ona namazın farz olmadığı vesvesesini verirse, nefsi hemen bu çürük iddiaya yapışmak ister ve şayet bu tuzağa düşerse imanını kaybeder. İşte "ümitsizlik hastalığı"nın vahim neticesi.

Şu âyet ümitsizlik hastalığına kapılan ve amellerde muvaffak olamayanların ilacı ve nûru:

"De ki: 'Ey nefisleri aleyhinde (günah işlemekle) ömürlerini israf eden kullarım! (Günahlara bulaştık diye) Allah'ın rahmetinden ümid kesmeyin! Şüphesiz ki Allah, bütün günahları bağışlar.' Doğrusu, Gafûr (çok bağışlayan), Rahîm (kullarına merhamet eden) ancak O'dur." (Zümer, 39/53)

Kalbe "samed aynası" deniliyor. Samed, yâni her şeyin kendisine muhtaç olduğu, ihtiyaçtan münezzeh Allah...

Ve bu kalbin tatmini için yegâne reçete:

"Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah'ın zikriyle mutmain olur (Allah'ı anmakla sükûnet bulur). (R13/a'd, 28)

Mideye ve ona gönderilen gıdaya, görmeye ve onu temin eden ziyaya, akla ve onu tatmin eden mânâya, kısacası maddî ve manevî nice rızıklara muhtaç olan bu âciz ve fakir beşerin, o ummanlardan daha geniş kalbini, ancak bütün mahlûkatın hâlikı ve mâliki olan Allah'ı zikir, yâni o'nu yâd etme, o'nu hatırlama tatmin edebilir. O halde insan, o'ndan başka neyi yâd etse mahlûku yâd etmiş, o'ndan gayri neyi sevse fâniyi sevmiş olur. Bunlar ise şeref ve kıymet itibarıyla kalpten çok aşağı olan şeyler. O ulvî kalp, bu süflî eşya ile tatmin olmadığı içindir ki, gafil insanı daima rahatsız eder. İşte can sıkıntısı, huzursuzluk, bunalım, stres dediğimiz şeyler hep bu doymayan kalbin açlık feryatları, ölüm çığlıklarıdır.

Kâinatın meyvesi ve cennetin yolcusu olan insanı, bu fâni dünyanın basit işleri tatmin edemiyor.

Gerçekten de dünyada rahat yoktur. Zira şu imtihan âleminin yapısı buna müsait değildir. İmtihanda rahat olmaz. İnsan bu kâinatın meyvesi olduğundan, elementlerin insan bedeninde, hâdiselerin de onun ruh âleminde misalleri, izleri, gölgeleri vardır.

Âlemde olduğu gibi insanın iç dünyasında da, sürekli bir bahar gözleyemezsiniz; onun da kışı, yazı, sonbaharı vardır. Havası daima sakin değildir; şimşeği, fırtınası, kasırgası vardır. Onu da hep aydınlık göremezsiniz; karanlığı, gölgesi, bulutu vardır. Onda da mahsuller bir cinsten değil; çiçeği, meyvesi, dikeni vardır. Sahası da engebesiz değildir; dağı, uçurumu, deresi vardır.

Bunun böyle olduğunu kalbimize iyice sindirdiğimiz takdirde, hâdiselere bakış açımız değişecek, yersiz kederlerden, heyecanlardan, karamsarlıklardan büyük ölçüde kurtulmuş olacağız.

Ve bütün bunlar dünyada rahat olmadığının birer şahidi. Şu var ki, rahatla saadeti karıştırmamak gerek. Dünyada rahat yoktur, ama huzur ve saadet vardır. Bu mefhumlar, bedene değil ruha bakarlar. Ruh ise iman, salih amel, takva ve güzel ahlâk ile huzur bulur ve mesut olur.

 
Etiketler: Ümitsizlik, hastalığı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Nisan 2020
İnsanı aldanmaya götüren sebepler nelerdir?
12 Mart 2020
Allah yolunda samimiyet
03 Ocak 2020
Edep ve haya
31 Aralık 2019
Dinde samimiyet
30 Aralık 2019
Namaz dinin direğidir
28 Aralık 2019
Duanın Edepleri
26 Aralık 2019
Stresin kaynağı
25 Aralık 2019
Kalpler nasıl hasta olur?
24 Aralık 2019
Gerçek manada teslim olmak
23 Aralık 2019
Müslüman ve emanet
21 Aralık 2019
Ahirette kazanan olmak için
20 Aralık 2019
Ölüm anı ve sonrası
19 Aralık 2019
Ölüm ve sonrası
18 Aralık 2019
Dini Allah'a has kılmak
17 Aralık 2019
Savaşların kaynağı din midir?
16 Aralık 2019
Sabah namazının vakti
14 Aralık 2019
Allah neden zulme izin veriyor?
13 Aralık 2019
Hz. Peygamber'e nasıl vahiy geldi?
11 Aralık 2019
İmanla ilgili şüphe
10 Aralık 2019
Yaratılış gayemiz
09 Aralık 2019
İslam'ı doğru anlamak
07 Aralık 2019
Kolaylaştırın zorlaştırmayın
06 Aralık 2019
İnsan ve melek
05 Aralık 2019
NEFSE AĞIR GELEN İBADET : NAMAZ
02 Aralık 2019
ÖLÜYÜ MEZARA KADAR TAKİP EDEN ÜÇ ŞEY
30 Kasım 2019
GUSÜL ABDESTİ (BOY ABDESTİ) NASIL ALINIR?
29 Kasım 2019
TAKVA NEDiR?
27 Kasım 2019
Bela ve musibetler kader midir?
25 Kasım 2019
Kader değişir mi?
23 Kasım 2019
“Hayır ve Şer Allah’tandır” ifadesinin açılımı nedir?
22 Kasım 2019
Kader ve kazaya inanmak iman esası mıdır?
21 Kasım 2019
Dinde laubalilik
20 Kasım 2019
İnternet kullanımı ile ilgili hususlar
18 Kasım 2019
Cinnet hastalığının asıl sebebi ne?
16 Kasım 2019
Ahirette imdâdımız, Cennet’te saâdetimiz olsun
14 Kasım 2019
En şerefli varlık; İnsan
13 Kasım 2019
Mevlid-i Nebi Haftası
11 Kasım 2019
Son kale AİLE düşmeden
09 Kasım 2019
Cennet’te saâdetimiz olsun
07 Kasım 2019
Her şeyi ihmal ettik
05 Kasım 2019
Hatasız kul olmaz!
04 Kasım 2019
Bakıldığında Allah'ı hatırlatan Müslüman olmak!
02 Kasım 2019
Meleklerele ilgili sorular ve cevaplar
01 Kasım 2019
Meleklere İman
31 Ekim 2019
Namazı terk eden şehvetine uymuştur
29 Ekim 2019
Allah'a iman etmemenin cezası, neden ebedi cehennem?
26 Ekim 2019
Cennet’te saâdetimiz olsun
25 Ekim 2019
Bahane arayın!
24 Ekim 2019
“Acı ne güzel bir servettir!”
23 Ekim 2019
Kabre dikilen ağaç ve çiçeğin ölüye faydası
22 Ekim 2019
Üç bin yıl önce ölen ile kıyamete yakın ölenin senin kabir azabı bir olur mu?
19 Ekim 2019
Öldükten sonra amel defteri kapanmayan üç kimse
18 Ekim 2019
Ölümü istemek, ölmek için dua etmek caiz midir?
17 Ekim 2019
Ölen kimsenin ruhu dünyayla irtibat kurabilir mi?
15 Ekim 2019
Namaza konsantre olmanın engelleri
14 Ekim 2019
Ahirette hangi dili konuşacağız?
12 Ekim 2019
Yaşlılarla ilgili bir kıssa
10 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (7)
09 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (7)
08 Ekim 2019
Çocuk terbiyesi ve eğitimi
07 Ekim 2019
Duâ etmenin edepleri
05 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (7)
04 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (6)
03 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (5)
01 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (4)
27 Eylül 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (3)
26 Eylül 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (2)
25 Eylül 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (1)
21 Eylül 2019
Kur’an ve Sünnet’e başvurmalısınız…
17 Eylül 2019
Ahiretin varlığının delili
Haber Yazılımı
Kişisel verilerinizin işlendiğini ve saklandığını 6698 sayılı KVKK Md.10 aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafınıza bildirmek isteriz.