by cotton giyim mağazaları, karacabey kadın giyim, karacabey erkek giyim
  • Anasayfa
  • Diğer
  • ‘’Medine’nin neresine dersen geleyim.’’

‘’Medine’nin neresine dersen geleyim.’’

10 Ağustos 2017 Perşembe 11:03 tarihinde Nursi ER tarafından eklendi.
Yazı Boyutu
A
Nursi ER
said.ceo@gmail.com

Asırlar kadar uzağız bu güzel sözün sahibine. Mutlak zaman ve mekan kavrayışımız sözün sahibi ile aramıza bazı fiziksel engeller koysa da işaret ettiğibâtınî manâ ile zâhirî manâ yakınlığımızı artırıyor.

Bu güzel söz Fahr-i Kâinat Efendimiz’in müminlere olan sevgisinin ve şefkatinin bir göstergesidir. İslam ile şereflenmiş bir kimsenin konumunu ve işgal ettiği yeri İslam dininin emrettiği gibi kullanması ve değerlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor bizlere. Bu mana zâhirî olandır.

Bâtınî manâ ise sözün sahibini ve söylendiği kimseyi bilmekle ortaya çıkacaktır. Bu sözü Resulullah, kendisinden yardım isteyen yaşlı bir kadına söylemiştir. Çünkü Efendimiz (s.a.v) insanlara içten, samimi ve güler yüzlü davranır, herkesle konuşur, selamlaşır, kimsesiz, yaşlı, hasta ve yetimlerle ilgilenir, kendisiyle özel görüşmek isteyenleri geri çevirmezdi.

Bir gün Peygamberimizin yanına gelen yaşlı bir kadın "Ey Allah'ın Resulü, sana anlatacak bazı sorunlarım var. Yanıma gelir misin?" der. Peygamberimiz de "Medine'nin neresine dersen geleyim. Derdini söyle, dinleyip sana yardımcı olayım." der.

Tüm manâ ve güzellikleri yüzeysel olarak yaşadığımız bu bilgi çağında anlık ve hızlı olana yönelerek asıl manâ ve cevheri yitirmeye başladık. Belki okurken buna ‘Evet çok doğru’’ ya da ‘’Benim için geçerli değil’’ gibi cevap verenler olacak ve iki farklı hizip oluşacak fakat biz yine de sözümüzü hakkın emirleri ışığında tekrar edeceğiz.

Adalet ile yönetmek ve yönetilenlere karşı adil olmak mensubu olduğumuz bu güzel inancın bizlere ekseriyetle sunduğu bir değerdir. Bu emirleri kendi çıkar ve faydamız için yontarsak ve sonunda adaletsiz bir adalet biçimini benimsersek bugün yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’in ‘’onlara benzemeyin’’ diyerek ikaz ettiği topluluklardan ne farkımız kalacaktır ?

Bizler birey olarak çevremize ve dostlarımıza, ebeveyn olarak çocuklarımıza, amir olarak memurlarımıza, yönetici olarak çalışanlarımıza ve devletin belirli kademelerinde yönetici olarak halkımıza adil olmak zorundayız. Bu kurtuluşa erme ya da gaflete düşme arasında yapılan seçimin bizzat kendisidir.

Bu konuda yapılan eleştiri ve ikazları istişare kültürü ile ele almak ve neticeye bağlamak yine İslam dininin bizlere emrettiği bir şeydir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) istişareye çok önem verir ve istişare ederken meclisinde bulunan tüm bireylerin fikirlerine ayrıca önem verirdi.

Yönetmek tüm güzelliklere kucak açmak ve adalete vekil olmak demektir. Yönetmek hizmete talip olan herkese tebessüm etmek ve değer vermek demektir. Yönetmek sorumluluğu altında olan herkesi sevmek ve ziyaret ederek dertlerine ortak olmak demektir. Yönetmek istişarede yalnızca hakkın emirlerini konuşanları dinlemek, kendi çıkarları için fikir sunan ve fayda için hoş sözler söyleyenlerden yüz çevirmektir.

Yönetmek, ‘’Medine'nin neresine dersen geleyim. Derdini söyle, dinleyip sana yardımcı olayım." diyenFahr-i Kâinat Efendimiz’i örnek almaktır.


Etiketler : Medine, Rasulullah
88 kez okundu.

Facebook'ta Paylaş

YORUM EKLE

Bu köşe yazısına ait yorum bulunmuyor.
Adı Soyadı
E-posta
Mesajınız

Kalan Karakter Sayısı : 500

ANKET

Karacabey'in harekete geçirilmesi gereken potansiyeli hangisidir?

Tarım

Turizm

Eğitim

Spor

Sanayi


VİDEO GALERİ
˟

Bizi Facebook'tan da takip ediyor musunuz ?