YAZARLAR

Tüm Yazıları Nureddin ÇINAR

100. vefat yıl dönümünde 2. Abdülhamid Han

12.02.2018 08:02

OSMANLI döneminin en önemli hadiselerinden birisi, tarihte 31 Mart Vak’ası olarak bilinen ve Sultan 2. Abdülhamid’in hâl edilerek tahttan indirilmesi olayıdır. Bu hadiseyle Osmanlı Devleti’nin çöküşü ve yıkılışı hızlanmıştır. 

Sultan Abdülhamid, kan dökmekten kendi tahtı pahasına da olsa şiddetle çekinen naif bir yapıya sahiptir.  Gelişen kötü olaylar karşısında kendisine sadık paşaların silahlı mukabelede bulunulması teklifine, “Bir kişi için bin kişi yanmaz. İki kardeş birbirini vurmaz. Kimsenin burnunun kanamasını istemem. Ne yapacaklarsa yapsınlar” şeklinde cevap verir. Ayşe Osmanoğlu, “Babam Sultan Abdülhamid”, isimli kitabında, asilerin “Padişahı isteriz” diye bağırdıkları gün babasının çok bezgin ve kederli olduğunu anlatır.

Ulu Hakan, hâl edilme hadisesini şu sözlerle tarihe not düşer: “Milletim namına otuz üç senelik hizmetimin mükâfatı, memlekete ve milletime düşman olduklarına şüphe etmediğim bu adamlar tarafından hâllimin tebliği oldu. Milletim masumdur. Bunları tertip edenler şahsi düşmanlarımdır. Fakat Allah âdildir. Bir gün elbet hakikat tecelli eder...”

Tahttan indirildikten sonra Selanik’e sürgün edilmesi ve orada ailesi ile birlikte tutulduğu muamele tiksindiricidir. 3 yıllık bu esaret hayatından sonra İstanbul’a getirilen 2. Sultan Abdülhamid Han, Beylerbeyi Sarayı’na yerleştirilir. Buradaki hayatı Selanik’tekine nispetle daha iyidir. Hayatının sonuna kadar burada ikamete tabi tutularak, esaret hayatı reva görülür. Bunu da cenazesine gösterdiği yüksek alaka ve teveccüh ile ortaya koyar. Hayatının sonuna kadar burada ikamete tabi tutularak, esaret hayatı reva görülür. Burada 6 yıl boyunca imâmesi kopmuş tesbih taneleri gibi dağılan devletinin dağılışını izlemek zorunda bırakılır. 

      İdare ettiği Osmanlı Devleti’ni 33 yıl boyunca bir taraftan çeşitli entrikalara karşı ayakta tutmaya çalışırken diğer taraftan ise bir çok alanda hayalleri zorlayan projeleri ile milletinin refahını zirveye taşıyan Sultan 2. Abdülhamid Han; tasmaları başkalarının elinde olan İttihat ve Terakkicilerin 31 Martta gerçekleştirdikleri darbe ile derdest edildi. Ulu Hakan 3 yılı Selanik, 6 yılı ise İstanbul Beylerbeyi Sarayı olmak üzere 9 yıl boyuncu habis ur gibi vatanını saran işgalcilerin işkencelerine maruz kalarak  elem içinde hayata veda etti.

     Aradan geçen 107 yıllık süre zarfında yeşerttikleri fitne tohumlarını kan ve gözyaşı ile yeşerten sömürgeciler; bölgesinin hamisi, direnişin son kalesi Türkiye’ye tekrar diz çökertmek için politik, ekonomik, sosyal, etnik ayrıştırma ve terör örgütleriyle test etmeye başladılar. En sinsi vuruşu ise 15 Temmuz 2016’da tıpkı 2. Abdülhamid Han’a yapılan darbenin benzerini tekerrür ettirmek için FETÖ’cüleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında millî iradenin üzerine saldılar. Başaramadılar; başaramayacaklar.

Diğer Yazarlar

Bilal TAŞ

Sözde Millet İttifakı!

Zübeyir DEMİRKAYA

Dua ve yakarış (6)

Ahmet KUDU

İmtihanın dünyası

Enes ZİYA

Peygamberler, insanlığın yolunu aydınlatan rehberlerdir

Nureddin ÇINAR

Sarı inek hikayesi

Erhan DOĞAN

İsrail neden bu kadar rahat?

Fatma Nur ÇALIŞIR

Neden Anaokulu Diyetisyenliği?

Serkan ÖKÇE

Mihriban'ın hikayesi

Said Nursi ER

Yerel seçim notları (4): Yerel basının tutumu

Burak Can ÇELİK

ABD'nin tehditleri

Yasin KESKİN

Karacabey'den seçim notları

Barış ERDİNÇ

Cemaatler ve yozlaşma