YAZARLAR

Tüm Yazıları Said Nursi ER

İttifak Analizleri: Cumhuriyet Halk Partisi

15.05.2018 12:09

24 Haziran'da yapılacak olan Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçim'inde partiler ayrı siyasi yapılar olarak değil ittifaklar dahilinde yarışacak. 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği referandumunun Türkiye siyasal sistemine önemli etkileri olmuş ve seçim ittifakları da bu minvalde ortaya çıkmıştır. 
   Türkiye'nin yönetim sisteminin başkanlı bir siyasal sisteme dönüşmesinin bir sonucu olarak parti sistemi iki partili bir yapıdan çok iki blok etrafında şekillenecektir. 
   Türkiye siyasetinin partiler açısından tarihsel seyrine bakıldığında merkez-çevre, sağ-sol, muhafazakar-laik tanımlamaları aynı zamanda bu iki blokun sınırlarının belirlenmesinde işaretleyici olmuştur.
   1946-1960 yılları (CHP'den Demokrat Parti'ye geçiş) arasında işleyen saf iki partili sistemin temel belirleyici dinamiği yakın geçmişin siyasal mirasıydı. Dolayısıyla bu dönem sonrasında Türk parti sisteminin iki ana ekseni de bu kurucu dönemin devamı gibi olmuştur.
   1965 sonrasında “sağ ve sol siyaset” halinde devam eden bu iki eksen bazı dönemler hariç “blok” özelliğini korumuştur. Bu iki blokun içerisinde merkeze yakınlığı ve uzaklığı farklı olsa da birçok parti kurulmuştur. Ancak iki bloktaki partilerin her birinin temel özelliği ideolojik yönelimleri ve seçmen profilleri açısından birbirine benzemeleridir. 
   Tek partili dönemin sona ermesinden sonra ve seçmenin kendine has farklı siyasi görüşleri tercih etme ihtimalinin ortaya çıkmasından sonra Cumhuriyet Halk Partisi için kitle partisinden kadro partisine geçiş dönemi de başlamış oldu. Türdeş parti özelliği kazanan CHP gittikçe kapalı bir siyaset benimsemeye başladı.
   Demokratik çok partili hayata geçilmesinden bu yana CHP geleneği hiçbir zaman tek başına iktidar olmasa da, parti isimleri bazen değişmekle birlikte siyasetin sol-Kemalist blokunun kesintisiz ve sürekli taşıyıcılığını yapmıştır. 
   Bu kapalı ve sınırları keskin siyaset anlayışı CHP için tekrar iktidar olma yolunu kapamış ve partiye bir ulus devlet havası vermiştir. Hal böyle olunca özellikle muhafazakar kesimin oylarını tamamen kaybederek kendi öz kitlesine yönelmek zorunda kalmıştır.
   CHP için iktidara giden yol sağ partilerden oy almaktan ve yıllarca dışladığı muhafazakar seçmenden oy almaktan geçiyor. Yine aynı şekilde ulusalcı tabanının yıllarca dışladığı Kürt seçmenin de gönlünü alması gerekiyor. 
   Bunun kolay olmayacağını iyi bilen CHP kadroları kendi mevcut seçmeniyle yetiniyor. Yine de bu eksikliği gidermek adına önce Saadet ile ittifak yaparak küçük oranda bir muhafakar seçmenin oyunu almak niyetinde. Kürt seçmeninin oylarının büyük kısmının AK Parti'de olduğu ve geriye kalan seçmenin de HÜDA-PAR ve HDP arasında dağıldığını bilen CHP için en kolay yol HDP seçmenini etkilemek olduğu için doğrudan olmasa da dolaylı yoldan bu seçmen kitlesini etkilemek için çalışacak. Millet İttifak'ını bir geçiş bloku olarak kullanan CHP'nin bir sonraki zorlu sınavı ise milliyetçi seçmen ile. Bunu da İYİ Parti üzerinden çözmeye çalışacak. 
   Sonuç olarak Millet İttifak'ı CHP için bir seçim strateji merkezi olacak. Bakalım stratejileri işe yarayacak mı ?

Diğer Yazarlar

Bilal TAŞ

Sözde Millet İttifakı!

Zübeyir DEMİRKAYA

Dua ve yakarış (6)

Ahmet KUDU

İmtihanın dünyası

Enes ZİYA

Peygamberler, insanlığın yolunu aydınlatan rehberlerdir

Nureddin ÇINAR

Sarı inek hikayesi

Erhan DOĞAN

İsrail neden bu kadar rahat?

Fatma Nur ÇALIŞIR

Neden Anaokulu Diyetisyenliği?

Serkan ÖKÇE

Mihriban'ın hikayesi

Said Nursi ER

Yerel seçim notları (4): Yerel basının tutumu

Burak Can ÇELİK

ABD'nin tehditleri

Yasin KESKİN

Karacabey'den seçim notları

Barış ERDİNÇ

Cemaatler ve yozlaşma