Haber Detayı
02 Ağustos 2020 - Pazar 13:55 Bu haber 961 kez okundu
 
“Dostluk dilini hâkim kılalım”
Saadet Partisi İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, yaptığı basın açıklamasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Koçak, Mersin’in Mut ilçesinde askerleri taşıyan otobüsün devrilmesi sonucu şehit olan askerlere Allah’tan rahmet dileyerek açıklamasına başladı.
SİYASET Haberi
“Dostluk dilini hâkim kılalım”

     Tüm İslam dünyasının Kurban Bayramı’nı kutlayan Koçak, “Çok buruk bir bayram kutlayacağız. Çünkü bu sene Suudi Arabistan dışından hac yapmak isteyenlere salgın sebebiyle engel çıktı. Onlara da bir şey söylememiz mümkün değil. Ümit ediyoruz ki, bu sıkıntılar ortadan kalkar ve insanlarımız yine huzur içinde hac vazifelerini yerine getirirler. Kurban ile Ramazan Bayramı’nın ayrı özellikleri var. Ramazan Bayramı’nın, açlıkla birlikte Allah’ın bize verdiği yiyeceklere şükretme imkânı bulmak, Kurban Bayramı ise başka bir anlam ifade ediyor. Kurban Bayramında bizlere düşen, İsmail’imiz neyse onu Mina’ya götürmektir. Biz de neyi çok seviyorsak, neye çok değer veriyorsak onu oturup tefekkür etmeliyiz. Bu Kurban Bayramı’nda nefis terbiyesinde bulunmalıyız. Kurban Bayramı vesilesiyle kini, düşmanlığı, ötekileştirmeyi, hırsı ve kibri ortadan kaldırıp barışı, hoşgörüyü, tevazuyu getirmesini temenni ediyorum. Kurban Bayramı’nın bütün İslam âlemine huzur getirmesini niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı. 

     Kurban Bayramı’nda İslam coğrafyasının göz önüne alınması gerektiğini söyleyen Koçak, “Ne yazık ki, İslam ülkeleri kan revan içinde. Çatışma olmayan yer kalmadı. Herkes bir uçundan katliamla muhatap oluyor. Biz sadece kendi ülkemizde değil, biz bütün İslam ülkelerinde huzuru tesis etmekle mükellefiz.  Eğer bir yerde bazı kardeşlerimiz sefaretten çok çekiyorlarsa onlara el uzatmamız gerekiyor. Yardım kuruluşları bu konuda seferberliğin içine giriyorlar. Her yere yardım götürmek için çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

     Koçak, Türkiye’de kutuplaşmanın arttığını dile getirerek, şöyle devam etti: “Türkiye’nin genel tablosuna baktığımızda, husumetler, küskünler aldı başını gidiyor. Birbirimize karşı sıcak bir tebessüm veremiyoruz. Bunun da en büyük sebebi siyasilerin dili ve siyasetçilerin birbirine karşı ortaya koyduğu tavırdır. Türkiye, son yıllarda hiç olmadığı kadar kutuplaştı. Herkes kendi mahallesine kulak kesilmiş durumda, kimse kimseyi anlamak ve dinlemek istemiyor. Bizin en çok garibimize giden bu, ‘biz kimseyi dinlemeyiz’ diyorlar. Bir şeyi de neye rağmen yaptığını da öğren. Dinlemekten kimseye zarar gelmez. En büyük problem, birbirimizi dinlememektir. İşte hepimiz için bir fırsat, gelin bu bayramda bu fırsatı değerlendirelim. Siyasetçiler olarak, dilimizi birbirimize karşı yumuşatalım. Müzakere, dostluk ve merhamet dilini hâkim kılalım. İnanıyoruz ki eğer bunu yaparsak hepimiz için bayramımız bayram olacaktır.”

 

     Cumhurbaşkanlığı 2020 Yıllık Programı’na göre belediyeler dışındaki kamu kuruluşlarının sosyal yardım harcamalarından 17 milyona yakın kişinin yararlandığını hatırlatan Koçak, “Türkiye’de toplamda 17 milyon kişiye yardım edildiği söyleniyor. Bunu bir övünç meselesi yapmamalıyız. Türkiye’de 17 milyon insan muhtaç diye düşünerek üzülmemiz gerekiyor. Ancak burada da tekelci bir anlayışla yaklaşmamız gerekiyor. Çünkü biz bir bütün olarak bu yardımı yapmalıyız. Belediyelerin önünü keserek, özel yardımlara engel olmak, bunu tek elden biz yaparız demek bize bir fayda sağlamaz. İşte, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı kampanyalara duyulan ilgi bundan dolayı önemlidir” dedi. 

 

     Koçak, Meclis’ten geçen sosyal medya düzenlemesini değerlendirerek, “Bu konudaki uyarı ve tavsiyelerimize itibar edilmedi. Türkiye’de bir sosyal medya düzenlemesine elbette ihtiyaç vardı. Hükümetin dediği gibi, sosyal medyanın sahipleri buradan yapılan reklamlardan dolayı çok büyük gelir sağlıyorlar ama Türkiye’ye bir şey vermiyorlar. Türkiye, bazı yanlışları düzeltmek için gittiğinde karşısında muhatap bulamıyor. Bunların hepsi doğru ama siz sosyal medyada söylemleri kontrol etme havasına girerseniz, işte o zaman tekelci bir zihniyet ortaya çıkar. Elbette iftira, ahlaksızlık ve troll’lerin önüne geçilmesi gerekiyor. Buna hiçbir zaman itirazımız olmadı. Bunları önlemek için yasal altyapı da çok önemli. Amma iktidarın önceki uygulamaları ve tavrı bizi ister istemez endişeye sevk ediyor” dedi. Sosyal medya düzenlemesiyle ilgili endişelerini dile getirmeye devam eden Koçak, “Kişi hak ve hürriyetlerini, düşünme ve ifade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik adımları kabul etmemiz mümkün değildir. Türkiye, basın özgürlüğü sıralamasında en geride duran ülkelerden. Bu arkadaşlar iktidara gelince bunu çözecekti. Birtakım adımlar attılar. Birtakım mesafeler kat ettiler. Ama yoruldular. Yorulunca hataları arttı. Bu hataları gündeme getiren mecraların önünü kesmekte buluyorlar. Bunu kesinlikle doğru bulmuyoruz” dedi.

 

     İslam coğrafyasında yaşanan sıkıntılara dikkat çeken Koçak, şunları kaydetti: “Uygur bölgesi artan endişelerle gündemimize gelmeye başladı. Türkiye’de 100 bin civarında bir Uygur Türk’ü var. Çin’in yaptığı zulmü kabul etmemiz mümkün değil. Burada tam bir soykırıma gidiliyor. Kimlikler değiştiriliyor. Sosyal entegrasyon kampları kurulmuş. 3 milyondan bahsediliyor. Allah’tan korkun. Çin’in bu tutumu karşısında Türkiye’den gık çıkmıyor. İlginç olan bazı taraflar, Çin’de hiçbir şey olmuyor, bu nereden çıktı diyorlar. Böyle konuşursanız ileride bu vebal omuzlarınıza yüklenir. İçinde bulunduğumuz çağda insanlar Nazi kamplarındaki gibi yakılmıyor ama daha beterine maruz kalıyor. Katliama ve zulme rıza gösteremeyiz. En azından ses çıkarmalıyız. Evet, Çin gelişiyor ama maddi menfaat için oradaki katliamlara rıza gösteremeyiz.” 

     Türkiye’nin esas meselesinin kaos ve adaletsizlik olduğunu söyleyen Koçak, “Ehliyetsiz insanların görev getirilmesidir. Yolsuzluk ve rüşvettir. Şeffaf olmayan bir yönetim anlayışıdır. Bunun neticesi olarak da ekonomide karşı karşıya kaldığımız fecaatlerdir. Ekonomi her geçen gün kötüye gidiyor.  İktidar, ekonominin bu gidişatını değiştiremediği için, gerekli adımları atamadığı için suni gündemlerin peşinde. Bu suni gündemleri kullanarak kimsenin ekonomiye eğilmesine fırsat vermiyor. Aldığımız borçlar bile ödememiz gereken borcu karşılamıyor. Vergiler aldı başını gidiyor” değerlendirmesinde bulundu.

     Araç muayene istasyonunda alınan 422 liralık ücrete tepki gösteren Koçak, “Hemen hemen herkesin muhatap olduğu bir durum. Kısa bir işlem ama 420 lira. Emin olun özel bir hastaneye gittiğinizde ödeyeceğiniz bunun biraz üstü olur. Basit bir işlemden dolayı bütün araç sahiplerinden 420 lira para alacaksınız. Benzine, mazota para yetiştiremeyenlerden bir de bu parayı alacaksınız. Yapmayın, etmeyin. Nerede bir fırsat bulsalar mutlaka oraya çullanmaya kalkıyorlar. Ulaştırma Bakanı’na sesleniyoruz; bu konuya bir daha bakın. 420 lira ile Türkiye ayağa kalkmaz. Ama bunu ödeyemeyenler bundan ciddi şekilde zarar görürler. Başka tedbirlere ihtiyaç var. Bir numaralı meselemiz israftır. İsraf konusunda en ufacık bir adım atmadılar” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: (KH) - Haber Merkezi Editör: Ayhan FİDAN
Etiketler: “Dostluk, dilini, hâkim, kılalım”,
Yorumlar
Haber Yazılımı
Kişisel verilerinizin işlendiğini ve saklandığını 6698 sayılı KVKK Md.10 aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafınıza bildirmek isteriz.