Karacabey Ovası’nda üretim çöktü
Karacabey Ovası’nda üretim çöktü
İYİ Parti Karacabey İlçe Teşkilatı Tarım Politikaları Başkanı Levent Narhın, Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olan Karacabey Ovası’ndan üreticilerin çığlığını yükseltti.
İYİ Parti Karacabey İlçe Teşkilatı Tarım Politikaları Başkanı Levent Narhın, Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olan Karacabey Ovası’ndan üreticilerin çığlığını yükseltti.
Yazılı bir basın açıklaması yayımlayan Narhın, Türk tarımının tarihinin en karanlık dönemini yaşadığını belirterek, “Tarım ve çiftçi bitme noktasında, gıda arz güvenliğimiz ciddi tehlike altında” uyarısında bulundu.
Sektörde yaşanan yapısal ve ekonomik krize dikkat çeken Narhın, üreticilerin tarlasına küstürüldüğünü ifade ederek acil çözüm çağrısı yaptı. Açıklamada öne çıkan başlıklar şu şekilde sıralandı:
Girdi Maliyetleri Kontrolden Çıktı
Yüksek ilaç, mazot ve gübre fiyatlarının çiftçinin belini büktüğünü aktaran Narhın, “Enflasyon ve döviz kuru bahanesinin arkasına sığınan girdi maliyetleri katlanarak artarken, çiftçinin ürettiği malın fiyatı yerinde saymaktadır. Çiftçi, tarlasına gübre atamaz, traktörüne mazot koyamaz hale gelmiştir” dedi.
Fabrikaların Sözleşme Oyunu ve Ürün Reddi
Özellikle salçalık domates ve kapya biber üreticilerinin büyük fabrikaların insafına terk edildiğini belirten Tarım Politikaları Başkanı, firmaların hasat döneminde tek taraflı sözleşme maddelerine uymadığını savundu.
Narhın, fabrikaya giden ürünlere yüksek fireler yazıldığını ve asılsız gerekçelerle mal kabulü yapılmayarak çiftçinin alın terinin fabrika kapılarında çürütüldüğünü ifade etti.
Karpuz ve Biber Tarlada Kaldı, Dolandırıcılar Türedi
Pazarlama sorunları nedeniyle tonlarca karpuz ve biberin toplama maliyeti karşılanamadığı için tarlada çürümeye veya toprağa gömülmeye mahkum edildiğini dile getiren Narhın, piyasadaki karşılıksız çek problemine de değindi. Çiftçinin bu süreçte fırsatçıların ve dolandırıcıların kucağına itildiğini vurguladı.
Stratejik Ürünlerde Fiyat Oyunu
Buğday, arpa ve şeker pancarında açıklanan alım fiyatlarının maliyetlerin altında kaldığına dikkat çekilen açıklamada, piyasa spekülatörlerinin hasat zamanı fiyatları kasıtlı olarak düşük tuttuğu, çiftçinin elinden mal çıktıktan sonra ise fiyatların aniden fırlatıldığı belirtildi.
Emeğin karşılığını aracıların kazandığını söyleyen Narhın, üreticinin önümüzdeki yıl bu ürünleri ekmeme noktasına geldiğini aktardı.
“Planlı Üretim” ve Bürokratik Engeller
Yeni getirilmeye çalışılan “Planlı Üretim Modeli”nin masa başında hazırlandığını ve sahadan uzak bir dayatma olduğunu savunan Narhın, tarımsal ilaçlardaki reçete zorunluluğunun da üreticiyi kuyruklarda bekletirken ürünlerin tarlada hastalıktan kurumasına yol açtığını ifade etti.
Ayrıca istikrarsız ihracat kısıtlamalarının uluslararası satış kanallarını bozduğunu ve iç pazarda fiyatları tamamen çökerttiğini ekledi.
“Kriz Sadece Çiftçinin Değil, Tüm Türkiye’nindir”
Çiftçinin mevcut borçlarını kapatabilmek için atalarından kalan toprakları satmak zorunda kaldığını ve bankalar ile tarım kredi kooperatiflerinin icra kapılarını zorladığını belirten Narhın, tehlikenin boyutunu şu sözlerle özetledi:
“Çiftçinin iflas ettiği, üretimden koptuğu bir senaryoda kazanan hiç kimse olmayacaktır. Türkiye, geri dönülemez bir gıda arz güvenliği krizi ile karşı karşıyadır.
Yarın parası olanın bile ithal edecek gıda bulamayacağı günler kapımızdadır. Yetkilileri derhal göreve, fabrikaları sözleşmelere sadık kalmaya, tarım politikasını yönetenleri ise masa başından kalkıp sahadaki çiftçinin sesini duymaya davet ediyoruz! Toprak varsa hayat vardır, çiftçi varsa gelecek vardır!”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


