‘Bugün dayanışma, yarın umut; Çanakkale’den ilhamla’

SİYASET (KH) - Yasin KESKİN | 18.03.2026 - 13:14, Güncelleme: 18.03.2026 - 13:14 1308 kez okundu.
 

‘Bugün dayanışma, yarın umut; Çanakkale’den ilhamla’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı yazılı basın açıklamasında, hem bayram sevincini hem de toplumda derinleşen ekonomik sıkıntıları değerlendirdi. Utku, ihtiyaç sahibi aileler, dar gelirli vatandaşlar, yaşlılar, emekliler, öğrenciler ve esnaflarla Ramazan boyunca yürüttükleri dayanışma çalışmalarına değinirken, ekonomik şartların tüm toplumu etkilediğine dikkat çekti.

    Açıklamasında ayrıca 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nü de hatırlatan Utku, milletin birlik ve dayanışma ruhunun önemine vurgu yaptı.    Utku’nun açıklamasında, ”Dayanışmanın ve paylaşmanın ayı olan Ramazan’ı geride bırakırken; bir yandan bayram sevincini karşılamanın huzurunu, diğer yandan toplumumuzun farklı kesimlerinde derinleşen ekonomik sıkıntıları hep birlikte hissediyoruz.    Ramazan boyunca ihtiyaç sahibi ailelerimizin, dar gelirli vatandaşlarımızın, yaşlılarımızın, emeklilerimizin, gençlerimizin ve esnafımızın yanında olmaya; sofralara, gönüllere ve hanelere misafir olmaya gayret ettik. Farklı mahallelerde çok sayıda haneye ulaştık, aynı sofranın etrafında buluştuk, temel ihtiyaçların karşılanmasına katkı sunmaya çalıştık. Amacımız hiçbir zaman yapılanı sayılarla anlatmak, zor durumda olan vatandaşlarımızın fotoğrafları ile sosyal medyada şov yapmak değil aksine zorluk yaşayan insanlarımızın kendilerini yalnız hissetmemesini sağlamak, dayanışmanın hâlâ güçlü bir toplumsal değer olduğunu hissettirmektir. Çünkü biliyoruz ki bu topraklarda dayanışma, sadece zor zamanların değil, aynı zamanda kardeşliğimizin ve ortak vicdanımızın da en güçlü ifadesidir.    Ancak sahada gördüğümüz tablo şunu açıkça göstermektedir ki, geçim sıkıntısı artık toplumun çok geniş kesimlerini kuşatmış durumdadır. Emeklimiz geçinememekte, yılların emeğinin karşılığını huzur içinde yaşayamamaktadır. Esnafımız ayakta kalma mücadelesi vermekte, artan maliyetler ve daralan piyasa karşısında nefes almakta zorlanmaktadır. Öğrencilerimiz için eğitim hayatı her geçen gün daha ağır bir yük haline gelmekte, barınmadan ulaşıma, beslenmeden temel ihtiyaçlara kadar pek çok alanda ciddi zorluklar yaşanmaktadır. Çiftçimiz ise üretmeye devam etmek için büyük bir mücadele vermekte, yükselen girdi maliyetleri karşısında toprağını, emeğini ve umudunu korumaya çalışmaktadır.    Bugün ekonomik şartlar öyle bir noktaya gelmiştir ki, asgari ücret alan için yetersiz, ödeyen için de ağır bir yük haline gelmiştir. Çalışan, emeğinin karşılığıyla insanca yaşam kuramamaktan şikâyetçidir; işveren ise artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve daralan piyasa nedeniyle işletmesini sürdürmekte zorlanmaktadır. Yani mesele, yalnızca bir kesimin değil; emeğiyle geçinmeye çalışanla istihdam oluşturmaya çalışanı aynı anda sıkıştıran yapısal bir ekonomik daralmadır. Bugün hem işçi hem işveren, hem üretici hem tüketici, aynı tablonun farklı yüzlerinde benzer bir çıkmazın içindedir.    Bu tablo bize şunu göstermektedir: İnsanımızın beklentisi artık günü kurtaran geçici çözümler değil; adil, kalıcı ve toplumun bütün kesimlerini rahatlatacak gerçekçi politikalardır. Emeklinin onuruyla yaşayabildiği, esnafın kepenk kapatma korkusu yaşamadığı, işverenin üretimden ve istihdamdan vazgeçmediği, öğrencinin geleceğe umutla baktığı, çiftçinin toprağını terk etmek zorunda kalmadığı bir Türkiye hepimizin ortak hedefi olmalıdır.    Bu düşüncelerle, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyor; bayramın hanelerimize huzur, ülkemize birlik, milletimize sağlık, bereket ve kardeşlik, dünyamıza da barış getirmesini temenni ediyoruz.    Öte yandan, bayram arefesinde idrak edeceğimiz 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü, milletimizin hafızasında sadece büyük bir askeri zafer değil; aynı zamanda bir dirilişin, bir inanmışlığın, bir fedakârlığın ve bir millet olma şuurunun en güçlü sembollerinden biridir. Çanakkale, imkânsızlıklar içinde dahi vatanından, bayrağından ve hürriyetinden vazgeçmeyen bir milletin destanıdır. Çanakkale, yalnızca silahla kazanılmış bir cephe değil; imanla, cesaretle, sabırla ve büyük bir adanmışlıkla yazılmış bir millet iradesidir.    O gün cepheye koşanlar; makam, mevki, hesap ve çıkar peşinde değil, vatanın selameti ve milletin istiklali için canlarını ortaya koymuşlardır. Bu yüzden Çanakkale’yi anmak, sadece geçmişi hatırlamak değildir. Çanakkale’yi anmak; birlik olmanın, zor zamanlarda omuz omuza vermenin, milletçe aynı hedef etrafında kenetlenmenin ne kadar hayati olduğunu yeniden idrak etmektir. Bizlere düşen görev, ecdadımızın canı pahasına emanet ettiği bu vatanı; daha güçlü, daha adil, daha huzurlu ve daha umutlu yarınlara taşımaktır.    Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’de ve vatanın her karış toprağında bağımsızlığımız uğruna can veren bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; kahraman gazilerimize sonsuz saygılarımızı sunuyoruz. Çanakkale ruhu dün olduğu gibi bugün de milletimizin en büyük gücü, en sağlam dayanağı ve en kıymetli ortak mirasıdır.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı yazılı basın açıklamasında, hem bayram sevincini hem de toplumda derinleşen ekonomik sıkıntıları değerlendirdi. Utku, ihtiyaç sahibi aileler, dar gelirli vatandaşlar, yaşlılar, emekliler, öğrenciler ve esnaflarla Ramazan boyunca yürüttükleri dayanışma çalışmalarına değinirken, ekonomik şartların tüm toplumu etkilediğine dikkat çekti.

    Açıklamasında ayrıca 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nü de hatırlatan Utku, milletin birlik ve dayanışma ruhunun önemine vurgu yaptı.

   Utku’nun açıklamasında, ”Dayanışmanın ve paylaşmanın ayı olan Ramazan’ı geride bırakırken; bir yandan bayram sevincini karşılamanın huzurunu, diğer yandan toplumumuzun farklı kesimlerinde derinleşen ekonomik sıkıntıları hep birlikte hissediyoruz.

   Ramazan boyunca ihtiyaç sahibi ailelerimizin, dar gelirli vatandaşlarımızın, yaşlılarımızın, emeklilerimizin, gençlerimizin ve esnafımızın yanında olmaya; sofralara, gönüllere ve hanelere misafir olmaya gayret ettik. Farklı mahallelerde çok sayıda haneye ulaştık, aynı sofranın etrafında buluştuk, temel ihtiyaçların karşılanmasına katkı sunmaya çalıştık. Amacımız hiçbir zaman yapılanı sayılarla anlatmak, zor durumda olan vatandaşlarımızın fotoğrafları ile sosyal medyada şov yapmak değil aksine zorluk yaşayan insanlarımızın kendilerini yalnız hissetmemesini sağlamak, dayanışmanın hâlâ güçlü bir toplumsal değer olduğunu hissettirmektir. Çünkü biliyoruz ki bu topraklarda dayanışma, sadece zor zamanların değil, aynı zamanda kardeşliğimizin ve ortak vicdanımızın da en güçlü ifadesidir.

   Ancak sahada gördüğümüz tablo şunu açıkça göstermektedir ki, geçim sıkıntısı artık toplumun çok geniş kesimlerini kuşatmış durumdadır. Emeklimiz geçinememekte, yılların emeğinin karşılığını huzur içinde yaşayamamaktadır. Esnafımız ayakta kalma mücadelesi vermekte, artan maliyetler ve daralan piyasa karşısında nefes almakta zorlanmaktadır. Öğrencilerimiz için eğitim hayatı her geçen gün daha ağır bir yük haline gelmekte, barınmadan ulaşıma, beslenmeden temel ihtiyaçlara kadar pek çok alanda ciddi zorluklar yaşanmaktadır. Çiftçimiz ise üretmeye devam etmek için büyük bir mücadele vermekte, yükselen girdi maliyetleri karşısında toprağını, emeğini ve umudunu korumaya çalışmaktadır.

   Bugün ekonomik şartlar öyle bir noktaya gelmiştir ki, asgari ücret alan için yetersiz, ödeyen için de ağır bir yük haline gelmiştir. Çalışan, emeğinin karşılığıyla insanca yaşam kuramamaktan şikâyetçidir; işveren ise artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve daralan piyasa nedeniyle işletmesini sürdürmekte zorlanmaktadır. Yani mesele, yalnızca bir kesimin değil; emeğiyle geçinmeye çalışanla istihdam oluşturmaya çalışanı aynı anda sıkıştıran yapısal bir ekonomik daralmadır. Bugün hem işçi hem işveren, hem üretici hem tüketici, aynı tablonun farklı yüzlerinde benzer bir çıkmazın içindedir.

   Bu tablo bize şunu göstermektedir: İnsanımızın beklentisi artık günü kurtaran geçici çözümler değil; adil, kalıcı ve toplumun bütün kesimlerini rahatlatacak gerçekçi politikalardır. Emeklinin onuruyla yaşayabildiği, esnafın kepenk kapatma korkusu yaşamadığı, işverenin üretimden ve istihdamdan vazgeçmediği, öğrencinin geleceğe umutla baktığı, çiftçinin toprağını terk etmek zorunda kalmadığı bir Türkiye hepimizin ortak hedefi olmalıdır.

   Bu düşüncelerle, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyor; bayramın hanelerimize huzur, ülkemize birlik, milletimize sağlık, bereket ve kardeşlik, dünyamıza da barış getirmesini temenni ediyoruz.

   Öte yandan, bayram arefesinde idrak edeceğimiz 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü, milletimizin hafızasında sadece büyük bir askeri zafer değil; aynı zamanda bir dirilişin, bir inanmışlığın, bir fedakârlığın ve bir millet olma şuurunun en güçlü sembollerinden biridir. Çanakkale, imkânsızlıklar içinde dahi vatanından, bayrağından ve hürriyetinden vazgeçmeyen bir milletin destanıdır. Çanakkale, yalnızca silahla kazanılmış bir cephe değil; imanla, cesaretle, sabırla ve büyük bir adanmışlıkla yazılmış bir millet iradesidir.

   O gün cepheye koşanlar; makam, mevki, hesap ve çıkar peşinde değil, vatanın selameti ve milletin istiklali için canlarını ortaya koymuşlardır. Bu yüzden Çanakkale’yi anmak, sadece geçmişi hatırlamak değildir. Çanakkale’yi anmak; birlik olmanın, zor zamanlarda omuz omuza vermenin, milletçe aynı hedef etrafında kenetlenmenin ne kadar hayati olduğunu yeniden idrak etmektir. Bizlere düşen görev, ecdadımızın canı pahasına emanet ettiği bu vatanı; daha güçlü, daha adil, daha huzurlu ve daha umutlu yarınlara taşımaktır.

   Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’de ve vatanın her karış toprağında bağımsızlığımız uğruna can veren bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; kahraman gazilerimize sonsuz saygılarımızı sunuyoruz. Çanakkale ruhu dün olduğu gibi bugün de milletimizin en büyük gücü, en sağlam dayanağı ve en kıymetli ortak mirasıdır.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve karacabeyhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.