Haber Detayı
07 Nisan 2021 - Çarşamba 14:19 Bu haber 6131 kez okundu
 
“Sistemsel bir krizin içindeyiz”
Saadet Partisi İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, yaptığı basın açıklamasında 31 Mart 2019 yerel seçimi öncesi Saadet Partisi'ne yönelik mesnetsiz ifadeler kullanan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya tepki gösteren iki Saadet Partili hakkında kesilen para cezasına yönelik sert tepki gösterdi.
SİYASET Haberi
“Sistemsel bir krizin içindeyiz”

   Koçak, “Başkanlık Sistemi ile güçlü devlet kuracağız derken zayıf millet olma noktasına geldik. İtibardan tasarruf etmeyen, lüksten taviz vermeyen, yazlık-kışlık saray yapmaktan geri durmayan, son model araçları, gösterişli makam odalarını terk etmeyen bir sistem inşa edildi” değerlendirmesinde bulundu.
   İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 31 Mart Yerel Seçimleri sürecinde partilerine yönelik terör örgütü ile işbirliği iddialarına tepki gösteren iki Saadet Partisi mensubunun para cezasına çarptırılmasına büyük tepki gösteren Koçak, “Bizim bazı parti mensuplarımız cezalandırıldı. 31 Mart seçimlerine giderken herkesin gözü önünde Sayın İçişleri Bakanı bizi PKK'yla işbirliği yapmakla suçladı. Seçimlerden sonra Genel Başkanımız pasaportunu alamadı. Karşısında terör yazmışlar. Birisi 'yaz' demiş. Bu gelişmeler karşısında parti mensubu 2 kardeşimiz 'bu yalan' dedi. Maalesef onlara cevap Sayın Soylu'dan geldi. Mahkeme parti mensuplarımıza ceza verdi. Bizler bunların vicdanı olduğuna, adil olduğuna inanmıyoruz. Bunların tepesinde demokrasinin kılıcı gibi bazı yetkililer var. Hakkımızı helal etmiyoruz. 'Terörle işbirliği anlaşması imzaladı' diyorlar, bu imzayı getirmeyen müfteridir ve ispatla mükelleftir. Bu ülke bu anlayışlarla yaşanamaz hale getiriliyor. Devir değişecek bir gün, sizler de bir gün hakimler huzuruna çıkacaksınız.” dedi.
   Gündemin öne çıkan diğer konu başlıkları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Koçak, Merkez Bankası'nda yaşanan başkan değişimlerine dikkat çekti. Koçak, “Ekonomide elle tutulur neredeyse bir şey kalmadı. Sayın Cumhurbaşkanı problemi hep Merkez Bankası başkanlarında arıyor. Son 2 yılda 4 MB başkanı gördü bu ülke. Uluslararası normlarda bir kaide vardır bir MB başkanı en azından 5 sene görevde kalır, yani biz 20 seneyi 2 senede kat ettik. MB başkanları kendi haline bırakılmış olsaydı inanıyorum ki Türkiye bugünkünden daha kötü olmazdı” dedi.
   Cumhurbaşkanı'nın kendi makamını muhafaza etmesinin istikrarın değil, istikrarsızlığın işareti olduğunun altını çizen Koçak, “Bu şartlar altında asgari ücret artık geçerliliğini yitirdi. Çok değil tam 3 ay içinde geçerliliğini yitirdi. Enflasyon aldı başını gidiyor! MB faizi 19'u bulursa enflasyonun artmaması mümkün değil. Şirketler, şahıslar bu faiz üzerinden borçlanıyor ve bu borçlanma akabinde fiyatlar kendiliğinden artıyor. Para bulamayınca MB faizleri mecburen yükseltiyor, 7-8'leri çok görenler, bugün 19'lara çıkardılar faizi.  Bu faiz oranları ile herhangi bir esnafın, çiftçinin kendi problemlerini çözmesi mümkün mü? Elbette mümkün değil.  Bu şartlar altında bu ülkeye yatırım yapılmaz elbette? Şimdi İstanbul Kanalı çok ama çok verimli, bize milyarlar kazandıracak bir proje diye takdim ediliyor! Türkiye'nin en büyük yatırımı olacakmış ve garanti verilecekmiş. Biz bu garantiyi otobanlarda, havalimanlarında, köprülerde gördük. Milletin iliğini sömürdünüz” ifadelerini kullandı.
     Türkiye'nin sistemsel bir krizin içerisinde her geçen gün derinleşen problemler ile boğuştuğunu vurgulayan Koçak, şunları söyledi: “Başkanlık Sistemi ile güçlü devlet kuracağız derlen zayıf millet olma noktasına geldik, ne demek istiyoruz? İtibardan tasarruf etmeyen, lüksten taviz vermeyen, yazlık kışlık saray yapmaktan geri durmayan, son model araçları, gösterişli makam odalarını terk etmeyen bir sistem inşa edildi. Sonuç ne oldu, üstten bakan bir iktidar ve aşağıda hesabı ödeyen bir millet ortaya çıktı! Bunun yanı sıra unutmayalım ki vali de kaymakam da memurdur. Bu memurlar millete hizmet etmek için vardır. Affınıza sığınarak söylemek istiyoruz ama vatandaşa 'arka ayaklarını indir' diye hakaret eden bir zihniyet peyda oldu.  Bu zihniyetten millete hizmet etmesi beklenemez. Siz milletin amirleri değil hizmetkârısınız. Yabancılar halka hizmet edene memur derler! Bizdekiler ise halkın ensesinde boza pişirmek istiyorlar. Bu zihniyettekiler memur olamazlar ancak ve ancak zalim bir yönetimin temsilcisi olabilirler.”
     Ekonomi, adalet ve yönetimde yaşanan sorunların yanı sıra dış politikada da bir savrulma yaşandığını kaydeden Koçak, “Ülkemizin içerisinde yaşadığımız gündem kadar dış politikada yaşanan gelişmeler bizleri endişelendirmektedir. Biden'dan sonra ABD, BOP'u gündemine tekrar aldı. ABD Ortadoğu'ya iniyor. Bakınız; ABD bizi her yerden kuşatıyor. Yunanistan üzerinden kuşatıyor, Bulgaristan üzerinden kuşatıyor. Romanya üzerinden, Kıbrıs üzerinden bizi kuşatmaya çalışıyor. Açıkça söylüyorum bugün Türkiye kuşatılıyor. Hedefte Türkiye var. BOP başımızın belası, bunu herkes bilmeli, özellikle Dışişlerimiz bunun farkına varmalı. Türkiye bu savrulmanın dışına çıkmadan, dış politikasını yeniden tanzim etmeden bugün kavgalı olduğu ülkelerle bile irtibat kurmadan Türkiye'yi savunmak imkansız hale gelecek” dedi.
     Ülkenin huzur ve güvenliğinin vazgeçilmez unsuru olan emniyet mensuplarının son günlerde yaşadığı sorunlara dikkat çekerek sözlerini sonlandıran Koçak, “Emniyet mensuplarımıza yönelik mobbing uygulamaları artmaktadır. Yöneticilere düşen görev polisimizi ezmek, baskı yapmak, psikolojilerini bozmak değil çalışma şartlarını düzeltmek, özlük haklarını üstlendikleri sorumluluğa uygun hale getirmektir. 
   Ayrıca emniyet mensuplarımızın yanı sıra atanamayan öğretmenlerimizin, EYT'lilerin, tarım çalışanlarının yaşadıkları sorunlar gibi çözülmesi gereken ciddi problemler var” dedi.

Kaynak: (KH) - Haber Merkezi Editör: Ayhan FİDAN
Etiketler: “Sistemsel, bir, krizin, içindeyiz”,
Yorumlar
Haber Yazılımı
Kişisel verilerinizin işlendiğini ve saklandığını 6698 sayılı KVKK Md.10 aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafınıza bildirmek isteriz.