Çağımızın şeytanları da insanları doğru yoldan saptırma metotları da çok değişti. Modernleşti. Akla hayale gelmez hilelerle daha akıllıca, teknik, sinsi ve cazip tuzaklar kuruyorlar. Ağlarına düşürdüklerini bağımlı hale getiriyorlar. Özellikle sanal kumar, çağımızda süslenip püslenerek çok cazip hale getirildi. Birçok gençler ve çocuklar, oynadıkları oyunun kumar olduğunun farkında bile değiller.
Rabbimiz, ayetlerde içkiyle kumarı birlikte zikrederek ikisinin de büyük günah olduğunu bildiriyor:
"Sana hamr'dan (sarhoşluk veren alkollü içkilerden, aklı örten uyuşturuculardan) ve meysir'den (kumardan, para kazandıran ve kaybettiren şans oyunlarından, bahis tutuşmalarından) soruyorlar. De ki: O ikisinde büyük günah (kötülük, zarar) ve insanlar için (bazı) faydalar var. Ancak o ikisinin de günahları (kötülükleri ve zararları), faydalarından çok daha büyük." (Bakara, 2/219)
"Ey iman edenler, mallarınızı aranızda haksız bahanelerle yemeyin. Ancak kendi rızanız ile (gönül hoşluğuyla) yaptığınız bir alışveriş bunun dışındadır. Kendi kendinizi de öldürmeyin! Allah size karşı gerçekten merhametlidir." (Nisa, 4/29)
Rabbimiz, haksız yere birbirimizin malını yememeyi emrederken hemen bunun ardından kendimizi öldürmememizi emrediyor. Bu uyarıyı fiziki anlamda intihar etmeyin olarak anlayabileceğimiz gibi manevi yönden haksız kazancın da intihar olduğunu düşünebiliriz. Bu emrin de ardından Allah'ın çok merhametli olduğu hatırlatılıyor. Gerçekten o çok merhametli ve sayılmayacak kadar çok nimet vermiş kullarına.
Ancak burada bir hususu hatırlatmakta fayda görüyoruz: Zaman israfı olmayacaksa eğer; para kazanma ve kaybetmeye dayanmayan -sırf zevk ve eğlenme amacıyla oynanan- oyunlar, çekilişler, bahisler, iddialar, yarışmalar. kumar kapsamı dışındadır. Rüşvet niyetli olmayan bağışlar, hediyeleşmeler ve ikramlar, ayet ve hadislerde teşvik edilmiştir.
Kumar, hastalıktır. Kanser hücresi gibi kumarcının aklını, gönlünü, zihnini sarıyor, hayattan koparıyor. Kumar aletleri insanı kendisine kul, köle yapıyor. Adeta putlaşıyor insanın gözünde. Hayatın asıl gayesi ve amacı haline geliyor.
Eğlenme veya birkaç defa oynamayla alışkanlık olmayacağı düşüncesi sonra insanı kumar bağımlısı haline getiriyor.
Kazanmanın verdiği haz ve mutluluk ya da kaybetmenin ardından kazanma umudu ve hırsı, kişiyi tekrar tekrar oynamaya yöneltiyor.
Sebepler farklı da olsa; kumar, insanı zamanla bağımlığın tutsağı haline getiriyor. Kişi, vazgeçmeyi ne kadar düşünse de artık kolay kolay vazgeçemiyor. Mecnunlaşıyor insan. Ruh hastası haline geliyor.
Kumar oynamaya iten sebepler ne olursa olsun; bunların tamamı güçlü bir imana, iradeye ve sorumluluk bilincine sahip olmayıştan kaynaklanıyor. Bütün kötülüklerin, ahlaksızlıkların ve meşru olmayan davranışların temelinde de yine bu sebepler yatıyor.
Her kötülük gibi kumar oynamanın da sonunda ele geçen kazanç; sadece pişmanlıktır.
