Cehaletin en tehlikeli hâli, bilmemek değildir; bilmediğini bilmemektir. Çünkü bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır. Kendisini her konuda yeterli gören kişi ise ne dinler ne de araştırır .
İnsan bilmediğini bilmiyorsa ona hiç bir şey anlatamazsınız
Bugün bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay;
Fakat doğru bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar zor. Algılar, yalanlar hakikatin önüne geçiyor.
Bir haberin doğruluğunu araştırmadan, kaynağını sorgulamadan paylaşmak bunun en açık örneklerinden biridir.
Yalan, birkaç saniyede binlerce kişiye ulaşırken; doğru, çoğu zaman ona yetişmek için peşinden koşuyor.İşte tam da burada dinimiz bize şunu emrediyor ( Kişiye duyduğu her şeyi söylemesi (nakletmesi ) yalan olarak yeter.
Ne yazık ki herkes siyasetçi , herkes ekonomist , herkes futbolcu , Oysa gerçek bilgi, çok konuşmaktan değil; çok okumaktan, araştırmaktan ve gerektiğinde "Bilmiyorum." Diyebilmekten geçer.
İnsan bazen en çok bilmediği konuda yorum yapar, bak işte bu adam araştıran bir adam, bir çok konuya hakim biliyor desinler diye aslında bunun altında bilmediğini okumadığını araştırmadığını ve cehaletini gizlemek yatar.
Maalesef ülkemizde herkes din adamı istediği zaman fetva verme hakkını kendi görür.
Son zamanlarda yaşanan ahbap olayı da bilgisizliğin ve zır cahilliğin göstergesidir 2023 yılında ülkemizde büyük bir felaket yaşandı hepimiz buna şahit olduk ve bazı kendini bilmez başı bozuk çeriler asilik edip devlet yok biz varız dediler.
Siz kimsiniz?
Kim olduklarını gördük 1997 yılından 2026 yılına kadar Haluk levent hakkında defalarca dava açılmış sahterkarlıktan dolandırıcılıktan hapse girip çıkmış ve her seferinde bu sanat tayfasını kandırmayı başarmış bir adam, belli ki ikna yeteneği güçlü bir adam yada bu tayfa bilmediğini bilmiyor.
Bu bir akıl tutulması olması lazım ki devletin Kızılay Türkiye diyanet vakfı (mavi yelekliler) ve Afat gibi kurumlarını yok sayıp geçmişi karanlık olan bir adamın kurduğu düzenek üzerinden yardım yapmaya çalışmak ahbaplık değil ahmaklıktır.
Herkes unutur Devlet unutmaz gün gelince hesabı sorulur .
Mesele ahbap veya Haluk levent meselesi değil ülkemizin içinde bir tayfa var her seferinde devlet yerine devlete eş değermiş gibi gösterip onun yanında durup devlete düşman oluyorlar.
Bunlar açık açık biz devlete,islama inan kesime düşmanız diyemedikleri için öyleymiş gibi davranıyorlar.
Keşke o gün araştırıp biz bilmiyoruz ama devlet biliyor biz devletimize güveniyoruz diyebilseydiler.
Unutmayalım; bilmek insana güç verir, fakat bilmediğini bilmek insanı hikmet sahibi yapar.
Hikaye odur ki…
Rivayete göre İstanbul'da bir esnaf, sattığı mallarda teraziyi eksik tartarak müşterilerini fark ettirmeden aldatıyordu. "Bir iki gramdan ne olur?" diye düşünüyordu. Günler, aylar geçti; küçük gördüğü haksız kazançlar büyük bir servete dönüştü.
Bir gün dükkânına yaşlı ve salih bir adam gelir alışveriş yaptıktan sonra esnafa şöyle der.
"Evladım, terazin insanlardan gizlenebilir; ama Allah'ın mizanında hiçbir şey eksik tartılmaz ."
Ve sonrasında esnaf hatasından geri dönüp nedamet getirip şöyle der ben teraziyi değil, ahiretimi eksik tartmışım.
Herkes tartısını tam tartsın çünkü bu yolun sonunda mizan var ahiret var hesap var.
