Musa DEMİR
Köşe Yazarı
Musa DEMİR
 

Bize Yalan Söylediler "Ateşkes var" dediler…

      İsrail ile Hamas arasında Ekim 2025'te ilan edilen ateşkese rağmen Gazze'de,  Kudüs’te ve Batı Şeria'da siviller hayatını kaybetmeye devam ediyor.        Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşlarının yayımladığı raporlara göre, savaşın başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana 85 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi; bunların önemli bir bölümünü kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.       Son 1 ay içinde 350,nin üzerinde Filistinli öldü veya öldürüldü. Son 24 saat içinde ise 11 kişi öldürüldü  ve hala Filistin’de insanlar öldürülmeye devam ediliyor.      Binlerce insan ise hâlâ enkaz altında ya da temel ihtiyaçlara ulaşamadığı için hayata tutunmaya çalışıyor. Ateşkes sonrasında da yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği malumumuzdur.       Son 1 yıl içinde 15 bine yakın masum kadın, çocuk, yaşlı demeden teröristler tarafından öldürülmeye devam ediyor.        Dünya gündemi kimi zaman spor organizasyonları Dünya Kupası, kimi zaman uluslararası krizler  İran  Amerika, Hürmüz boğazı savaşı gibi manşetleri doldurdu.         Dünya kupası final maçında ki hakem kadar konuşulmadı ölen ve öldürülen çocuklar.       Fakat gündem değişse de acımız değişmedi.        Bir annenin kucağında son nefesini veren çocuk, ilaç bulamadığı için ölen hasta, açlıkla mücadele eden masum insanlar hâlâ orada.      Belki ekranlar sustu belki kameralar başka yönlere çevrildi. Ama vicdan sahibi insanlar unutmadı.     Biz unutmadık…     Açlıktan ölen çocukları unutmadık.     Enkaz altında yardım bekleyen masumları unutmadık.    Evini, ailesini ve geleceğini kaybeden Filistinlileri unutmadık.      Çünkü insanlık, ancak mazlumun feryadını duyduğu sürece kimlik kazanacaktır.      Bugün dünyanın bir çok ülkesinde Müslüman olsun ya da olmasın hala vicdanı hür olan hala kalbinin sesini duyabilen insanların var olduğunu görüyoruz.       Kimi zaman sokaklarda kimi zaman stadyumlarda kimi zaman sosyal medyada maddi ve manevi destek sağlayan duyarlı bireylerin olduğu aşikardır.       Yeterli mi; değil.      Bugün yapılması gereken; hangi milletten, hangi inançtan olursa olsun sivillerin hayatını koruyacak adil ve kalıcı bir barış için sesimizi yükseltmektir.       Bazen de şer olarak gördüğümüz hayır olabiliyor bugün binlerce insan Filistinlilerin sarsılmaz imanını ve kalıcı inancını görünce İslam’ı araştırıp tahkiki imanla tanışıp Müslüman oluyorlar.      İnsanlar, böylesine ağır acılar yaşayan Filistinlilerin inançlarını nasıl koruyabildiklerini merak edip       Sabır, dua, tevekkül ve ibadet gibi İslami kavramların zor şartlarda insanlara nasıl manevi destek verdiğini anlamak isteyip çıktıkları bu yolda İslam’la şerefleniyorlar.      İmanın en zayıf hali nedir bilir misin?       Hz. Peygamber ( sav) derki Sizden kim bir kötülük (münker) görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin (onu kötü görsün). Bu ise imanın en zayıf derecesidir."      Elimizden gelen Boykot edip ürünlerini almamaktır.     Dilimizden gelen yapılan zulmü anlatmaktır.      Çok şükür kalben buğz noktasına gelmedik daha…     Bize unutturmaya çalışıyorlar.     Unutmak, zulmün en büyük yardımcısıdır.     Biz unutmadık, unutturmayacağız.                                                                                                                                                                                      
Ekleme Tarihi: 29 Temmuz 2026 -Çarşamba

Bize Yalan Söylediler "Ateşkes var" dediler…

      İsrail ile Hamas arasında Ekim 2025'te ilan edilen ateşkese rağmen Gazze'de,  Kudüs’te ve Batı Şeria'da siviller hayatını kaybetmeye devam ediyor.

       Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşlarının yayımladığı raporlara göre, savaşın başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana 85 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi; bunların önemli bir bölümünü kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.

      Son 1 ay içinde 350,nin üzerinde Filistinli öldü veya öldürüldü. Son 24 saat içinde ise 11 kişi öldürüldü  ve hala Filistin’de insanlar öldürülmeye devam ediliyor.

     Binlerce insan ise hâlâ enkaz altında ya da temel ihtiyaçlara ulaşamadığı için hayata tutunmaya çalışıyor. Ateşkes sonrasında da yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği malumumuzdur.

      Son 1 yıl içinde 15 bine yakın masum kadın, çocuk, yaşlı demeden teröristler tarafından öldürülmeye devam ediyor. 

      Dünya gündemi kimi zaman spor organizasyonları Dünya Kupası, kimi zaman uluslararası krizler  İran  Amerika, Hürmüz boğazı savaşı gibi manşetleri doldurdu.

        Dünya kupası final maçında ki hakem kadar konuşulmadı ölen ve öldürülen çocuklar.

      Fakat gündem değişse de acımız değişmedi.

       Bir annenin kucağında son nefesini veren çocuk, ilaç bulamadığı için ölen hasta, açlıkla mücadele eden masum insanlar hâlâ orada.

     Belki ekranlar sustu belki kameralar başka yönlere çevrildi. Ama vicdan sahibi insanlar unutmadı.

    Biz unutmadık…

    Açlıktan ölen çocukları unutmadık.

    Enkaz altında yardım bekleyen masumları unutmadık.

   Evini, ailesini ve geleceğini kaybeden Filistinlileri unutmadık.

     Çünkü insanlık, ancak mazlumun feryadını duyduğu sürece kimlik kazanacaktır.

     Bugün dünyanın bir çok ülkesinde Müslüman olsun ya da olmasın hala vicdanı hür olan hala kalbinin sesini duyabilen insanların var olduğunu görüyoruz.

      Kimi zaman sokaklarda kimi zaman stadyumlarda kimi zaman sosyal medyada maddi ve manevi destek sağlayan duyarlı bireylerin olduğu aşikardır.

      Yeterli mi; değil.

     Bugün yapılması gereken; hangi milletten, hangi inançtan olursa olsun sivillerin hayatını koruyacak adil ve kalıcı bir barış için sesimizi yükseltmektir.

      Bazen de şer olarak gördüğümüz hayır olabiliyor bugün binlerce insan Filistinlilerin sarsılmaz imanını ve kalıcı inancını görünce İslam’ı araştırıp tahkiki imanla tanışıp Müslüman oluyorlar.

     İnsanlar, böylesine ağır acılar yaşayan Filistinlilerin inançlarını nasıl koruyabildiklerini merak edip

      Sabır, dua, tevekkül ve ibadet gibi İslami kavramların zor şartlarda insanlara nasıl manevi destek verdiğini anlamak isteyip çıktıkları bu yolda İslam’la şerefleniyorlar.

     İmanın en zayıf hali nedir bilir misin?

      Hz. Peygamber ( sav) derki Sizden kim bir kötülük (münker) görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin (onu kötü görsün). Bu ise imanın en zayıf derecesidir."

     Elimizden gelen Boykot edip ürünlerini almamaktır.

    Dilimizden gelen yapılan zulmü anlatmaktır.

     Çok şükür kalben buğz noktasına gelmedik daha…

    Bize unutturmaya çalışıyorlar.

    Unutmak, zulmün en büyük yardımcısıdır.

    Biz unutmadık, unutturmayacağız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve karacabeyhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.