İnsanın kendisine olan saygısı kılık kıyafetine yansır.
Kendine göstermediğin saygıyı başkasından beklemek aptallık olur
Kılık kıyafet sadece bir kıyafet meselesi değildir, ilk izlenim ilk görüş önemlidir.
Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in okullarda kılık kıyafet ve üniforma düzenlemesine yönelik attığı adımı şahsen son derece yerinde buluyorum. Çünkü okul, hastane ve kamu kurumları yalnızca hizmet verilen yerler değil; aynı zamanda toplumun düzen, ciddiyet ve nezaket anlayışının da yansıdığı mekânlardır.
Nasıl ki 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi erkek memurlardan işe gelirken kılık kıyafetlerine, saç ve sakal düzenlerine dikkat etmeleri bekleniyorsa; kamu hizmetinin önemli bir bölümünü yürüten sağlık çalışanlarının da mesleğin ciddiyetine ve kurumun vakarına uygun bir kıyafet anlayışına sahip olması gerektiğine inanıyorum.
Bugün bazı kamu kurumlarında, özellikle hastanelerde, “ne bulduysam giydim” anlayışının giderek yaygınlaştığını görmek hepimizi rahatsız ediyor.
Ev kıyafeti ile iş kıyafeti arasındaki çizginin ortadan kalkması, yalnızca estetik bir mesele değildir; aynı zamanda kamu hizmetine verilen değerin ve mesleki ciddiyetin de bir göstergesidir.
Elbette kimsenin kişiliğine, özel hayatına veya tercihine müdahale etmekten söz etmiyoruz.
Söz konusu olan kamu hizmetinin ciddiyeti, kurum kültürü, mesleğin itibarı ve toplumdaki ortak nezaket anlayışıdır.
Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığındaki düzenlemenin diğer kamu kurumlarına da örnek olmasını; özellikle Sağlık Bakanlığımızın da sağlık çalışanları için mesleğe, kuruma ve hizmetin niteliğine uygun, sade ve düzenli bir kıyafet standardı getirmesini temenni ediyorum.
Çünkü kılık kıyafet yalnızca bir giyim meselesi değil; aynı zamanda temsil, ciddiyet ve kuruma duyulan saygı meselesidir. İnsan kıyafeti ile karşılanır, sözü ile uğurlanır.
